Dünyada kaç ülkenin ordusu yok ?

Idealist

New member
Dünyada Kaç Ülkenin Ordusu Yok? Savaşsız Bir Dünya Mümkün Mü?

Hepimizin aklında aynı soru olabilir: "Dünyada kaç ülkenin ordusu yok?" Belki de bu soruyu hiç düşünmediniz. Ya da belki, hepimiz gibi bir şekilde, bir ülkenin ordusu yoksa bu nasıl olur diye merak ediyorsunuz. Gerçekten de kulağa garip gelebilir, değil mi? Yani, bir ülkenin kendini korumaya gücü yok mu? Ama inanın, bazı ülkeler, bu soruyu farklı bir açıdan ele alarak, barışçıl bir yaklaşımı benimsiyorlar ve ordusuz bir şekilde yaşamayı tercih ediyorlar. Bu yazıda, size ordusu olmayan ülkelerin tarihsel kökenlerini, günümüzdeki etkilerini ve gelecekteki olası sonuçlarını derinlemesine anlatacağım.

Tarihsel Arka Plan: Ordu Kurma Geleneği ve Alternatif Güvenlik Yaklaşımları

Dünyada ordusu olmayan ülkelerin sayısı oldukça sınırlıdır, ancak ilginç bir şekilde bu ülkelerin çoğu çok uzun bir süredir varlıklarını sürdürüyor. İlk başta aklınıza gelen klasik ülkeler olmasa da, tarihsel olarak bakıldığında, ordusuz bir devlet anlayışının kökleri derinlere kadar uzanıyor.

Örneğin, ordu kurma geleneği çok eski tarihlere dayanıyor. İlk ordular, eski medeniyetlerin hayatta kalabilmesi için kritik öneme sahipti. Ancak, zamanla dünya değişti ve bazı ülkeler kendilerine başka bir yol çizdi. Birçok ülkenin ordusuz kalmasının sebepleri, siyasi ve toplumsal yapılarındaki farklılıklarla ilgilidir. Güvenlik anlayışları, bazı ülkelerde "savaş" kavramı yerine daha barışçıl, diplomatik ve uluslararası ilişkiler üzerinden şekillenmeye başladı.

Örneğin, Monako gibi küçük bir ülke, savaşın gereksiz olduğunu savunarak ordusuz yaşamayı tercih etti. Monako'nun ordusu yok, ancak bu, ülkenin güvenliğinin sağlanmadığı anlamına gelmiyor. Bunun yerine, Monako'nun güvenliği, Fransız hükümeti tarafından sağlanıyor. Yani, ordusuzluk, başlı başına bir zayıflık değil, aksine farklı bir güvenlik yaklaşımının parçasıdır.

Bugünün Dünyasında Ordusuz Ülkeler: Strateji ve Diplomasi

Günümüzde ordusuz ülke sayısı artmasa da, sayıca az da olsa bu ülkelerin stratejileri dikkat çekiyor. Küçük ölçekli ekonomileri ve genellikle savaşmaya yönelik değil, barışçıl bir diplomasi izleyen bu ülkeler, güvenliklerini başka yollarla sağlıyorlar.

İzlanda, ordusu olmayan bir diğer örnektir. 1944'te bağımsızlığını kazanmış olan İzlanda, NATO üyesi olmasına rağmen, kendi ordusunu kurmamıştır. Güvenlik ihtiyaçlarını NATO’nun ve özellikle ABD’nin askerî desteğiyle karşılar. İzlanda'nın ordusuz olması, aslında daha çok ülkenin coğrafi konumundan kaynaklanmaktadır. İzlanda, kuzeydeki izole bir ada olduğu için, doğal bir korunaklık sağlar. Bu, ülkenin askerî yatırımlar yerine sosyal hizmetlere daha fazla yatırım yapmasına olanak tanır.

Bir diğer ilginç örnek ise Sanal Devletler. Teknolojinin hayatımıza girmesiyle birlikte, fiziksel sınırları olmayan sanal devletler de kurulmaya başlandı. Bu devletler genellikle ordusuzdur çünkü fiziksel sınırları yoktur. Ancak bu durum, onların yok olacağı anlamına gelmez. Daha çok toplum odaklı, teknoloji ve diplomasi yoluyla güvenlik sağlamaya çalışıyorlar.

Kadınlar ve Erkekler: Farklı Bakış Açıları ve Güvenlik Algısı

Erkeklerin çoğu genellikle güvenlik ve savunmayı çözüm odaklı bir şekilde ele alır. Askeri strateji, askeri gücü artırma ve düşmanı etkisiz hale getirme gibi süreçler, birçok erkek için bir ülkenin güçlü olmasının temeli gibi algılanabilir. Kadınlar ise genellikle toplumsal güvenlik, insan hakları ve diplomasi açısından daha empatik ve ilişkisel bir bakış açısı sergileyebilirler. Birçok kadına göre, ordusuz olmak, savaşla değil, barışçıl ilişkiler kurarak, insan haklarına saygı göstererek ve sosyal adalet sağlayarak güvenliği sağlamak anlamına gelebilir.

Evet, erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımı, savunma gücünü elinde bulundurmanın önemini vurgularken, kadınlar da toplumsal düzenin sağlanmasının ve diplomasi yoluyla uluslararası güvenliğin korunmasının, askeri gücün yerini tutabileceğini savunur. Bu farklı bakış açıları, ordusuz bir ülkenin güvenliğini sağlama konusunda farklı stratejilerin olabileceğini gösterir.

Gelecekte Ordusuz Ülkeler: Barış ve Güvenliğe Yeni Yaklaşımlar

Peki, gelecekte ordusuz ülkelerin sayısı artar mı? Bu soruya verilecek cevap kesin değil, ancak bazı eğilimler dikkat çekiyor. Dünyanın giderek daha küreselleştiği bir ortamda, bazı ülkeler askeri güçten çok, diplomasi, uluslararası işbirlikleri ve ekonomik güvenlik gibi faktörlere odaklanabilir.

Birçok uzman, ordusuz ülkelere daha fazla saygı gösterilmesi gerektiğini savunuyor. Çünkü bu ülkeler, savaşsız bir dünya yaratmaya yönelik örnekler sunuyorlar. Bununla birlikte, ordusuz olmak, güvenliği dış güçlere emanet etmek demek değildir. Aksine, bu ülkeler, kendi güvenliklerini sağlayacak stratejiler geliştirmişlerdir.

Önümüzdeki yıllarda, teknolojinin gelişmesi ve dijital güvenlik alanındaki artan yatırımlar, ordusuz ülkelerin güvenliğini daha da sağlamlaştırabilir. Askeri güç yerine, uluslararası ilişkilerdeki sağlam bağlar ve etkili diplomasi, dünya genelinde barışçıl bir yaklaşımı yaygınlaştırabilir.

Sonuç: Ordusuz Olmak Bir Güçsüzlük Mü?

Sonuç olarak, ordusuz ülkeler, her ne kadar sayıca az olsalar da, kesinlikle ilginç bir güvenlik modeline sahipler. Ordusuz olmak, aslında zayıf olmak anlamına gelmez. Bu ülkeler, farklı stratejilerle güvenliklerini sağlamaktadırlar. Hem erkeklerin stratejik bakış açısı hem de kadınların empatik yaklaşımı, bu konuda zengin bir tartışma sunuyor.

Sizce, gelecekte daha fazla ülke ordusuz bir yaşamı tercih eder mi? Barışçıl bir dünya kurmak için bu model ne kadar etkili olabilir?